şubat, nerede olduğum ve kim olduğum hakkında
yokluktayım. bir gökteyim bir yerde. yeniden uçuyorum sandığım her an yere çakılıyorum. felâketim oluyor hüsn-ü zannım.
çok yol kat ettim.
ne ben kaybettiğimi unutabildim, ne de onlar hatırlayabildi. gitti zaman, ardından bakakalan oldum. koşan koştu, giden gitti. derdime ortağım yoktu, ortağı olmayan bir derdin çaresi de yoktur işte öyle öğrendim. sonra kimsesizliğimi alnının çatından vuran ben, çaresizliğimi vuramadım. orda durdum. ellerine ihtiyacım olduğunu hissettim. daha kim olduğunu bilmezken. benim hâlâ katlime gücüm yetmiyor bazen canım. istiyorum ki gel katlim senden olsun. ölüm, cümleme yakışmaz olmuş. ağrıyan her yanımda bir can daha atıyor, sızlayıp sızlayıp bana seni soruyor. ağrılarım diyorum, seni nereden tanıyor?
bir yolun yolcusu değilmişim meğer. yüzümde kan izleri. fazl-u kemâlden anlamazdım. ne elem ne dert elimi bırakmazdı. felâketim oldu hüsn-ü zannım.
kendimi kendimle sınıyorum. kendimle ve yetersizliklerimle, söyleyemediklerimle, gözümden akmayan yaş, gülümseyiş bahşedemediğim insanla. tutamadığım eski bir söz, düşünmekten delirdiğim gecelerle. yandığımla, üşüdüğümle. varlığınla ve yokluğunla. ki en ağırı buydu. sınadım kendimi ve bir sözünle tüm geçmişimden, geleceğimden, o andan bile, sıyrıldım. nerede olduğumu bilmiyordum, ama nerede olmadığım çok açıktı. burada değildim. ve buradan olan ne varsa beni bıraktı.
bıraktı.
şimdi geldim buraya tüm ağrılarımla oturdum, kalbimi de tam karşıma oturttum. konuşuyor.
yeni baştan bir dil konuşuyor. yeni baştan bir ülke var o zaman. yeni baştan nefes aldım. işte şimdi yeni baştan düşünüyorum. bu uslanmaz bulantı diyorum, seni nereden tanıyor?
bileklerimin içinden büyüyor keskin bir sızı, kendi varlığımda gün gün sanki yok oluyorum. zulüm işte böyle, tadı var da, adı yok.
şikâyet değil. dökülüş.
çok yol kat ettim. büyüyor keskin bir sızı bana eskiyi sunuyor, elimin tersiyle itiyorum. vaktince hep beni ittiler, tuttuğum dalı kopardılar da şimdi ben onlara aynısını yapamıyorum. gökyüzüne rüyalarımı anlatıyorum. o da seni tanıyor.
ağrıyan her yanımda bir can atıyorsa, her canımda da bir sen varsan. demek nereye yürüsem seninle yürüyorum.
giden gitti evet, fakat biz de kalmış sayılmayız artık. kaybettiğim bir günümü bile unutmadıysam, kazandığımdan da şükrümü eksik etmeyeceğim.
şimdi buraya kendimin kendimdeki yokluğunu anlatsam ne olur, anlatmasam ne olur.
görüşüm bulanıklaşıyor. kelimeler birbirine karışıyor.
yetmiyor. hiçbir şey hiçbir şeye yetişmiyor.
ben hâlâ parmak uçlarında yürüyen, dünyada izi nerdeyse hiç olan o kızım.
Yorumlar
Yorum Gönder