çok sevilmiş tabut, kazanılmamış zafer

 

                                      önce gözlerinde hürriyetler saklı Asya Abla'ma, sonra soğuk merdivenlerde çok ağlamış çocuklara ithâfen..



ben ölünce cümlelerim de ölür mü, diyorsundur sen şimdi içinden. başörtülerimi yoksul birine verip, bir çekmece boşaltırlar mı. büyüyünce şiir yazacak çocukların, ağlarken içi tükenir mi soğumuş merdivenlerde. annelerin, belki anne olacakların.

merhaba diyorsun, bana bu tabutu alır mısın. çok güzelmiş. içim ısındı anlatamam. ezel bezminden beri beni bekliyor sanki. lütfen. bana bu tabutu alır mısın. şuna baksana nasıl güzel. kurusun diye ağlaya ağlaya astığım gömlek sana ne de çok yakışmış. bu tabutu işleyen zanaatkâr da ağlamış mıdır. sen daha iyi bilirsin, şimdi bana nasıl yakışır.

ben ömrüm boyunca ölmeyi hakikaten hiç istemedim anne. o bana yakıştı, yakama yapıştı kaldı. beni gelmiş bir tabut istemiş sen de vermişsin. sana da yazık, bilemezdin beni her yerimden ilk onun vuracağını. şimdi ben de şu tabutu istiyorum, ne olur al. çarşıda gördüm dün. zaman, akmamaya başladı anla beni. küçükken ağzıma o acı biberi, sen bana acıyıp süremedin ama, yıllardır boğazımdan tadı hiç gitmedi. boynumdaki atkıyı ben örsem yeminbillah ömür boyu üşümeye mahkum kalırdım. sen ördün diye ısıtıyor tüm atkılar. sen şimdi inanmazsın ama sevgiler hâlâ varmış, kuşlar öyle diyor. kanat çırpışlarında büyüyoruz ben, ve seni yakan kederler. bana tabut al beni öldürme. ben zaten her gün onlarca kez yaşıyorum aşkından. al da artık kurtulayım ikrâr edip sevdiğim her şeyin beni öldürmelerinden. sevgiler anne. sevgi sanıp da vardığım bir tabuttayım şimdi, hayatım her yerinden çürüyor yavaş yavaş.

tabut beni istemiş, sen de vermişsin. nasıl olduysa vardım, böyle dönsün dünya..


sevgiler..



Yorumlar

Yorum Gönder