nadir ve hislice

  her gün,

yaz sıcağında camın önünde oturmuş bir esinti beklerken, her sabah saat beşte alarmın sesine uyandığımda, sohbetin en güzel yerinde kırıcı bir cümle söylendiğinde, dersimin en kolay yerinde dilim sürçtüğünde, önemsiz hissettirildiğim herhangi bir anda, bir cümle bazen bir kelime üzerine günlerce saatlerce düşünürken, geçmişi bıraksam bile gelecek benim peşimi bırakmazken, başımın çatlarcasına ağrıdığı akşamlarda, ve de ağzım bozulacak derecede sinirlenince -bilirsin bu nadir olur- belki ben hiç bilmezken ama hayatımın en güzel günlerinden birindeyken, en sevdiğim tatlıyı yerken veyahut yanlışlıkla uyunmuş bir öğle uykusunda, bir çiçeğin solmuşluğuna bakıp da öyle saatlerce içimde bir ne yapsam durgunluğuyla dolanırken, birine benim olan bir hikayeyi anlatabildiğimde, anlatamayışlarımda, bir masaya hiç düşünmeden oturup da çayımı soğutup soğutup durduğumda, terasta kuşlar çok yakınımdan geçince ağzımı kocaman açarak güldüğümde, olmadık şeylere hayret ederken, hayıflanırken veya delice sevinçliyken -bilirsin bu da nadir olur- 

şehrin meydanlarında kalabalıklar ortasında yürürken akan her bir gözyaşımın sıcaklığında,


hiç unutmadım

hiç unutmadım

hiç unutamadım

bil isterim

Yorumlar

Popüler Yayınlar