kan kokusu
sen,
sen hiçbir
zaman o en önde yürüyen gür sesli adam olamayacaksın, değilsin de. durduğun hiçbir
yere geri dönemeyeceksin. insanlığını senden alanlara bir gün ses çıkarmadığın
için başkalarının insanlıklarını koruyamayacaksın. sen ele verilen değil hep
ele veren, ispiyoncunun teki olacaksın. korkaksın, hüküm sürmeye çalışman
ondan. alkışladıklarının kim olduğunu ön göremediğin için ellerin kırıldığında
acıyor diyemeyeceksin. sevgi sandığın ama sevgi olmayan her duygundan, o çok
inandığın dehşet günlerinde sorguya çekileceksin. sevgi sandığın ama sevgi olmayan
her duygun ya seni ya sevdiğini sandığın insanları ölümün köşesinde misafir
edecek. sen sevgi nedir, şefkat nedir, insanlık nedir bilmez bir adamsın.
senden sonrakilere bıraktığın yalnızca biraz endişe ve kan olabilir. onlar
belki insan olacak. sen olamayacaksın. insan olmak için kaslarının yettiğini
sanan aptaldan öte bir varlık değilsin. haklarımız elinden alınırken güldüğün
için seni asla affetmeyecek kız çocukları var. hep var olacaklar. onların hiç
unutmadığı şeyleri sen asla bilemeyeceksin. cehaleti seçtiğin için hiç pişman
olmayacaksın, çünkü cehaleti seçtiğin gün kutlamalar yapacak kadar da arsızsın.
her nerde ölecek olursam olayım ölümümden sorumlu olacaksın. kalbimi zayıflatan,
gençliğimi çalan, ruhumu yüzlerce tecavüze maruz bırakan sensin. sen ve senin
ahmaklıkların. sen hiçbir zaman yağmurda yürürken ağlayıp da boğazının ağrımasına
aldırışsızca bir şarkı mırıldanmanın zevkine varamayacaksın. sen aldırış
etmemek nedir bilmezsin. bir çay alıp da arkadaşına götürmez, içini ısıtmazsın.
sen kendi suçlarını unutturmak için insanları haksız yere suçlamayı çok iyi
bilirsin. haklarımı elimden aldıktan sonra ben bir duvar dibinde nefessiz
ağlarken yudumladığın çaylar, yediğin yemekler, güldüğün boş konuşmalar, o çok
inandığın dehşet gününde seni nefessiz bırakmalı. sen binlerce gün fakir
doyursan da yüzünün karası solmayacak. kusmalarım durmayacak. sen binlerce
kurban kes, sen alnını ve dizlerini kanat, sen yüzlerce kez dönüp dur bir şeylerin
etrafında
yüzünün karası solmayacak.
öldüğün gün karalar bağlayıp iyi bilirdik diyenlere ilk gülen
ben olacağım. sen kim olduğunu bilmez, kimi oynadığını iyi bilirsin.
bileklerimden kanım usulca dökülürken gülümsediğim gün, senin cezanı çekmediğin
ve mükafatlandırıldığını gördüğüm gün olur. o çok inandığın dehşet günlerinden
seni kim koruyacak. ben onun, çok erken ve burada yaşanacağını hissediyorum. kanımın, ve kanının kokusunu alıyorum.
gözyaşlarım,
değiştiremeyeceğim bu dünyadan bana miras. ölümün de farkındayım doğumun da.
haklarımı
elimden alıp gülümsedin, hakların elinden alınırken gülümseyecekler.

Yorumlar
Yorum Gönder