yarım kalanın öyküsü

uyumadan son bir defa güldürmek isterdim seni. yarına gözlerinin açılacağına emin değilim. çayını yudumlayışını seyrederek susardım. gün biter ve bakışların gülerdi – sözlerin sözlerimi keser biçerdi –

aldırmazlığına saygı duyardım. sessizliğini yine de sevmez, onu olanca gücümle eğip bükerdim. akşamları kendi sesimden nefret ederek uyurdum. gülüşüm de gülmeyişim de yapma gelirdi. suyun soğuğuna yabancı, kanımın yavaş aktığı bir memleketteydim. sen her gün bana uzaklardan gelirdin. yolların ışıkları kalbimi titretirdi – ve gözlerin göğsümü deler geçerdi -

kimin öyküsünü yaşadığımızı merak ederdin, bense nasıl yazıldığına dikkat kesilirdim. kimsenin hoyrat kelimeleri altında ezilmek istemezdim. hayat, büsbütün hoyrattı, yine de uyumadan, son bir defa güldürmek isterdim seni. yarına gözlerimin açılacağına emin değilim. gülüşüne içim giderdi. enine boyuna konuşamazdık, susardık bunu. görmezdim hıncını parmaklarında – başımı okşayan ellerinde zaman dururdu –

her sabahmış gibi gitmeliyim markete. ekmek alırken gülümsemeliyim. sistendir, uzunca bir zaman, göremiyorum ömrümü. bir mektup sayesinde masama oturuyorum. ne gülüşünü hatırlıyorum ne de sesini. kahvenin sıcaklığından gömleğinin duruşuna kadar her şey taptaze oysa, eski evin önünde yediğim manidar bir tokata kadar. her şey. renklerimi solduran her senden biraz alacağım var, yine de son bir defa, isterdim. gönülsüzlüğün alnımı darmadağın ederdi – her kuytuda yeni bir harf öğrenirdim –

rüzgarın esip de savurduğu değil, koparıp götürdüğü bir ağaçtın. köklerin en diplerinden çürümüş, dalların suya eğilmişti, bir gün tamamen düşeceğini bilircesine umutsuz ama anlamsız bir sevinçle öylece, upuzun, bekliyorlardı. son bir defa izlemek isterdim orada, gözyaşlarının tenine çizdiği yolları.

dallarından birine oturmuş, giden suyu izliyordum - köklerinin çürümüşlüğünü anlamak için -

-düşmem gerekti -




Yorumlar

Popüler Yayınlar