hicaz makamından

 -usulca ağlamayı, büyükçe bir neşeyi gülümsemeyi, koşmadan hızlanmayı, dinlemeden duymayı, bir merdivenin her basamağından başka dünyaları seyretmeyi, gitmeden bırakmayı, sormadan öğrenmeyi, bastığın adımların sertliğini anlamayı, yönlerini bulmayı ya da yönsüz kalmanın telaşını, tarifsiz olanı anlatmayı- 

öğrenmek gerekmiş. bense bu bulanıklığın içinde her şeye sırtımı dönüp uyuyorum sadece. içim kupkuru. çöl gibi. kaç tane dünyam varsa hepsini sırtımdan kazıyarak atmak istiyorum. saatlerdir bu rüzgârın esmesini bekliyorum. şimdi doğmaya hevesli bir cenine inat, saçlarımdan omuzlarıma gelişine acıtıyor dünyam beni. gök gürlüyor, perde uçuşuyor. camların buğusuna ismini yazmanın neşesini özlüyorum.

gün geçtikçe her şeyi unutmaya başladığımdan, kendime güvenemiyorum, nasıl uyunduğunu nasıl gülündüğünü. hiç olmayacak şeyleri özlüyorum. dünyam kapkaranlık, kalan birkaç ışıkla yaşama tutunmaya çalışıyorum sönüyorlar. hiçbir yere yavaşça yaslanmayı öğrenemiyorum, zihnimde hep sensin sırtımı çarpan duvarlara.

bu gece kemiklerimin yıllar önceki ağrısından uyuyamıyorum. son ışığın da sönmesini bekliyorken uyuyakaldım. rüyamda yine bağıra bağıra ağlarken, üst kat rahatsız oluyor uyanıyorum. halbuki evim yok benim ne evim ne üst katım, hiç kimsenin hiçbir şeyiyim. bir çocuğun hiç büyümeyen avuçlarında kekeme bir ninniyle yaşıyorum.


-anne beni saçlarının arasına ör

kimse görmesin 

beyazlarına sarılmak istiyorum

hiçbir şarkının makamını öğrenmek istemiyorum artık

kimse sessizliğimi görmesin

anne beni

saçlarının arasına ör-


her yerde bir yere gitmeyi bekleyerek yaşıyorum. biliyorum, bir yere varamamak için yaratılmışlar gibiyim, ne gideceğim ne kalacağım. dudaklarımı ve parmaklarımı parçalayacak gidişim. varlığım da zarar yokluğum da. yaptığım da yapmadığım da haram. söylediğim de söylemediğim de yalan. ne görüyorum artık ne de bakıyorum. hakikat de zor cehalet de. bir tek bu içimdeki ölümle anlaşamıyorum.

hiç kimse vaktini beklemiyor.

uygunsuz bir an arıyor gitmek için

uygunsuz bir an arıyorum.

 

bazen annemin kokusunu hâlâ seviyor muyum diye merak ediyorum.

Yorumlar

Popüler Yayınlar