geniş açıdan evren
sıhhiye’de köprü altından elli liraya satın aldığı selfi çubuğuyla evrenin geniş açıdan güzel bir fotoğrafını çeken çocuk hakkında öykü yazmak istiyorum. annemi çağıran çocuk sesimi çooktaaaan unuttum. hiiiç elini bile tutmamışım gibi geliyor, böylece büyümeme de hiç gerek kalmıyor, üstelik ayakkabı numaramı da bilmiyor. çimlere basmıyorum yine de. yirmibeş yaşındayım, bakkalda cipso ve meyve suyu seçmeye çalışan çocuklardan farklı değil kalbimin küçüklüğü ve hesapsızlığı. çünkü büyümüş olmanın ikiliğinden zehir akıyor, ama kaçsam da buna yakalanıyorum.
/çimlere basmamak gerekiyor diye yolu uzattığın için sevinmelisin,
nihayetinde varacağın yer aynı./
bugün serpil hoca'yla konuştuktan sonra -sanırım beni sevdiğini söylediği için- ağladım. oda arkadaşım geldi ve bugün havanın çok güzel olduğunu söyledi. bahçeye çıkıp kedilerle yarım saat oturdum. bu yaz sekiz yılın ardından artık bir evim olacak, balkonumda fesleğen yetiştireceğim. kendi başımızı okşar gibi okşarız onu eminim.
dünyam başkalaşıyor.
temizlikçi abla söylenerek yeri silerken ben kısa süren uykumdan uyanmaya çalışıyorum. en son ne zaman yemek yediğimi hatırlamıyorum. ama aklıma, küçükken penceremizin önüne yuva yapan kumrular geliyor. yavruları ölünce birkaç gün sonra onu da ölü bulmuştuk yuvasında. ablam üzüntüden öldüğünü söylemişti. onu gömdüğümüz yerin üzerinde şimdi on katlı bir apartman var.
/çok sık öldüğüm için bunu iyi biliyorum
insan annesi bir kumru gibi olsun istiyor./
dingin ve çaresi olmayan ölümcül bir hastalığım varmış gibi hissediyorum
yeni bir şarkı arıyorum
göğüs kafesimi aşındıran bu delilikle baş edemiyorum.
acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı
sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin
çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı"

Yorumlar
Yorum Gönder