kangren bir elim var da kimse kesmeye kıyamıyor gibi.

kanamayan yerlerimle atlar mısın uzakların köprüsünden. gittiğin yerlere götürür müsün. sesimi duyurur musun. benim gözlerimle bakar mısın çimenlere. çok istediğim o pahalı şeyleri benim yerime arzular mısın. ellerimi dikenli tellerle sen buluşturur musun. gözlerimi gözlerinden ayırmaz mısın bir süreliğine. aynadan yansıyanım olur musun. yastığa başımı koymadan girer misin fikrime. kanayan yerlerimi bir sahafa cüz'i bir miktâra satar mısın. gelen parayla ciğerlerini mahvetme ne olur. ve gönlünü bana alır mısın. benim için. kanamayan yerlerimle atlar mısın uzakların köprüsünden. kangren bir elim var da kimse kesmeye kıyamıyor gibi.

böyle olmasaydı nasıl olurdu diye düşünmeyi bıraktım. gidip bir an önce uyumak istiyorum.

gözlerim rüyalarımda bu kadar dolmasaydı keşke. akmasaydı nehir gibi. tasvir etmek eskisinden daha zor. daha katıksız bir acı taşıyorum sesimde. uzak nedir bilmeyen bir şey oldum. asıl ben ruhumun kangren oluşunu mu kutladım iki mum bir pastayla. ben hangi feryadın kârıyım. göğsümdeki hârı en çok su körüklüyor. arkadaşım telefonda babasıyla konuşurken yüreğimde aynı yerde takılı kalmış bir plak durmadan tekrar ediyor kendini. orda beni bir yerlerden iten bir şey var. hep düşünüyorum ne oldu iyi mi oldu ne olsa iyi olur, bir kere düşündüğümüz gibi olmadı. çünkü bu hırs denilen meret insana her şeyi oldurabileceğini hissettirir, olduramayınca ceremesini yine insan çeker. yine eyvah yine eyvah, yine eyvah.

melik çok büyümüş. özledim. neleri özlemedim ki. bugün çok güldüm. sevdiğim insanların yanında, ferah yerlerde oturdum çay içtim. çekirdek ve sohbetten eksik kalmadım. yine de o muhabbetin en güzel yerinde hayatın hüzün mesnevisinden kopamadım.

namazlardan sonra ağlamamaya çalışmak ne zor Allah'ım. iflahım kesildi. kalbimin her köşesine sinmiş bir başka sema bir başka nur var.

ben beni kendimle tarif edemiyorum. sen beni tanıdığını söylüyorsun. sökülüyor gönül göğümün ipleri. sökülüyor ey sevgili, dizlerimin çöle değen bağları. sökülüyor ey. kalbimin çaresizlikleri.

göğsümdeki hârı çiçek gibi sulayan benim. yarabandı her zaman işe yaramaz. onu işe yaramaz hâle getiren de bendim. uçurtmaların uçmasını ilk ben istemedim. bisikletlerin zincirlerine indirgeyen bendim çocukluğumu.

şimdi her şey çok farklı. beni bir yerden alıp bir yere bırakan bu gönülle işim zor. seni sen ne kadar biliyorsun. bendeki benden kimin haberi olabilir.


"öyleyse hangisi “ben”im ikimizden?"

Yorumlar

Popüler Yayınlar