bendeki diğer benler için sayıklamalar 3
merhaba,
senin adını bir ben biliyorum bir de neyi kaybettiğini hatırlayan o her kimse.
soruyorum da, kime?
içimde bulduğum o her kimse.
bana bir gülüş atıp, ardından iki adımda gözyaşı akıtmanın talimini veren o, gülümseyişinin içimi ısıttığı yerden ıslanan da yine bensem, soruyorum işte.
mideme o bilinmez kramp niye girdi? nedendir o geri dönülmez yollara heyecanla girişim? ardıma düşenleri görmeyişim neden? kelimeleri kendi yaralarımdan çalıp çalıp da yine kendi yaralarıma yama yapışım neden? nedendir unutamadığımı kendime cefa edişim? -zaten öyledir ki; bize ne cefa olduysa bunu biraz da başımıza biz sarmışızdır.-
sonra bir daveti beklemekten sararıp solmamış mıydık? bir mektup, bir ses, bir vefâ kırıntısı.
yürürken bugünlerde her zamankinden bambaşka şeyler düşünüyordum zaten hep. ben de reddettim, söyledim her şeyi kendime, reddettim kendimi kendim olmaktan. istifa ediyorum çünkü insanların hata yapıp yapıp geri dönebileceği bir kapı olmaktan. kınıyorum beni içine alıp çıkmama izin vermeyen bu kuyuyu. nefret ediyorum büyük haksızlıkları hayatın akışına hoyratça sığdıran bu düzenden. çok şeyler söyledim. sonra zaten ağrılar döner dolaşır yine sahibini bulur, dedim en son. baktı bana böyle. bendeki sen işte, baktın bana böyle. şöyle devam ettim ben de bakışlarına kayıtsız kalamayınca;
ben bir manzarayı özlerim senden habersiz. ve geçecek mi günler derim her geçen günün içinde. adımlarımın özgürleştiğini düşünürüm. ve bir gece uyandıysam uykudan ansızın, gözlerim ilk seni görmez baktığı her şeyin içinde, tüm seslerin içinden seni duyamadığımdır duyduğum.


Yorumlar
Yorum Gönder