dut ağacı

baş ağrısı, bir bardak çay, olmamış şiir, yamulmuş kağıdı düzelt, çay da kötü olmuş, yazıya başladığımda saat yirmibir otuzmuş şimdi yirmiiki kırk, evet sadece bunları yazmışım, sanırım burada uyuyakalacağım, farkındayım, biri elimden tutup yatağıma götürse keşke. sarılmak, sarılmak, sarılmak..


baş ağrısı, ey insanlık, tükenmeye yakın tükenmez kalem, deniz, öylesine bakmak, çay gerçekten kötü olmuş, çok derin sessizlik istiyorum, gel benim yerime bir gün yaşa, hiç oturulup ağlanmamış bir kaldırım gördün mü sen, şiir yazmayı bilmeyen şair, konuşmayı unutmuş yalancı, düşmeyi bilmeyen aşık, yarası kapanmış okur, kekik nereye girse güzelleştirir ya sen, o senin zıttındır, türkü söylersen kapat gözlerini, yaşadığını hissedersen aç, saat onbir, gece olacak


oluyorsa olsun ben beklemekten yoruldum


yarın oldu

ben


neden ağladığımı bilmeden ağlamaktan yoruldum. cümleleri yazıp yazıp silmekten yoruldum. etrafıma baktığımda beni zerre anlamayan insanlar görmekten yoruldum. boğazımda bir yumruyla yaşamaktan, sırtıma kendi kendime onulmaz yaralar açmaktan, gözümü kapadıkça kabuslarımla göz göze gelmekten, çocuklar düştükçe dizlerimin acımasından, alışıldığı için hissedilmeyen üzüntülerden, her meseleye bir gönül rahatlığıyla yara bandı gibi okunan ama her yanından kan sızdıran ayetlerden dualardan nasihatlerden, ağlayamadığım anlarda boğazımın düğümlenmesinden, gözyaşımı içime akıttıkça göğsüme saplanan sızıdan, eskiyen cümlelerden, bir sesin hatırasından, duvarın renginden, bir şarkının güzelliğinden yoruldum.


bu böylece çok ağır bir cezadır bana verilen. yorulmak.


denize meylediyorum.

ölümün de farkındayım, doğumun da



Yorumlar

Popüler Yayınlar