haziran bitiyor.

akan her şeyin bir sancısı var, bu kalacak hep. sen de benden hiç gitme isterdim ama hayat hepimizi vuracak bir yerden. geçen annemin her şey üstüne geldi, böyle üst üste geldi her şeye sinirlendi kendine kızdı öfkelendi. bir an yükseldim. sen böyle yaparsan her şey daha da kötü olmaya başlayacak anne. sen böyle yaparsan her şey daha kötü olur. kötü gider. bana baktı. bana baktığıyla kaldı. herhalde aklında, büyüdüğümle alâkalı cümleler birikti.

"şimdi, sen ayrı ben ayrı olan o yolu
nasıl yürüyeceğiz"

köprülerin, kayıkların, hastane bahçelerinin yanından geçiyorum. hiçbir şey güzel olmayacaktı ama görmediler. daha aramız açılmadan unuttum ya ben seni. bak sabahın dokuzundan bu yana altı vesait değiştim bu üstü karalanmış şehirde. altı vesait, altı kez yol altı kez sen demek.

 durakta tanıştığımız dede güldürdü bugün de beni. her gün buluyorum işte gülecek bir şeyler. yaşamak buymuş. ama ben artık güler gibi yapmak istemiyorum.

beni bir anda içinden çıkarıp attın.
beni bir anda içinden çıkarıp attın.

yatağa kendimi bıraktığımda içimdeki bu umutsuz kargaşadan sıyrılmak istedim. canımın felaket çikolata çekiyor oluşunu, görmezden geldim. saat sekizi bir şeyler geçiyor. alt kattan gelen gülüşmeleri duymamaya çalıştım. caddeden geçen arabada son ses sezen aksu çalıyordu.

vazgeçtim.
göğün soluk mavisine baktım, tek bir kuş geçmedi. karşıdan geçen uçağı izledim.
bir paraşüt atsınlar ve beni de alsınlar. beni de alsınlar. beni de alsınlar istedim.
o şarkının, gözyaşıma sığdın sen dediği yerde gözyaşıma karış isterdim. uzun uzadıya anlat bana ne varsa. karşıma otur, sana akan bir ırmak gibi bakayım isterdim. içimden, babam arabayı yıkarken şiir okudum yanlışlıkla ezberlediğim. yoldayım, zeyneb'i çok özledim.
   
     

Yorumlar

Popüler Yayınlar